06/12/2009 Mektup - Mahkum Özgür Erdemci - Mektup, Mektuplar, Makaleler, Aşk Mektuplari, Yaşanmış Mektuplar, Sevgi Mektuplari, Efsane Mektuplari, Duygusal Mektuplar, Dostluk Mektuplari, Dini Mektuplar, İslami Mektuplar, Komik Mektuplar, Gerçek Mektuplar.- .::Umut Kapisi::.
DjOzan.Com
Online Ziyaretçi : 6
 

Sitede Ara Webde Ara
Tüm Arananlar
 
 
 
Mahkum Özgür Erdemci
06/12/2009 Mektup

__ÖZGÜR ERDEMCİ__

MÜŞADİYE

13/12/2009

 

            Selamünaleyküm

            Sabır sözcümüz ,güzel insan ozan abi sıcak bir merhaba ile başlarken umut kapısı programında buluşan tüm yürekleri selamlıyorum.Bazi zamanlar vardır ki insan nefes almakta bile zorluk çeker ozan abi bayram öncesinde Bingöl de mahkemem vardı en az 10 yıl beklediğim mahkemeden beraat ettim ve mahkemeyi kazandım.Ama çok çok büyük değerler kaybettim o yüzden bu gece çok ama çok doluyum.Umarım bu yazdıklarımı başta annem ve yakınlarım dinler….

            Saçları beyazlaşmış keşişler dört duvarda sessiz ve düşünceli,ellerde bir tesbih ağ4ır ağır ölçülür zaman,belirsiz bir yakının var olduğu zaman tüketilir…Özgür çocuk hücresinde tek başına ,genç keşiş hayal atlasının beyaz çoğrafyasında özgürlüğü çiziyorum  siyah geceye.esaretin ve sabır duvarlarının şerefine tükürüyorum.

            Yine hücremde anılarımla çoğalıyorum ve anılarımla geleceğe ilerliyorum yep yeni bulutların altında dolaşıp daha derinden soluyorum.Rüzgarın sağanağına yakalanıp yaşlı çınar ağaçlarının arasından sıyrılan ışık yolunu buluyorum durmadan yükselen ayın aydınlığında bahar türkülerini söyleyip,kışı zılgıtlıyorum buram buram..insanoğlu kendi gerçeğinden kaçar devamlı . ,bende kaçtığım gençliğime kanayan yarama,Bingöl,e yürüyorum.

            Düşlerimde gerçek olan  bingölle,çağlıyorum kuşların kanat çırpınışı dört yıl camiasını ,Bingöl genç murat köprüsünün akıntısını bir yüzü lice,ye bir yüzü haneye bakan genç kavşağında oynayan trafik oyunlarını düşülüyor ve özlüyorum.

            Bingöl sokaklarında aşk gözü ile gezdiğim caddeleri uydu kent uzun savat,a gittiğimdeki heyecan  çığlıklarını yeni mahalle havuz başında çektiğim düğün  halaylarını ,uydu kent anaokulunda oynayan çocukların cıvıltılarını ağaç eli köyünde bulunan rahmetli . aliş,imin mezarında çoğalıyorum bu gece,isyan ediyorum.bu gece ,gece sarhoş  ,bu gece muş şehri beni boğuyor,bu ne aşka benzer ne ölüme,bu acı başka bir acı,bu dert başka bir dert,umutların kovalayan ve bin türlü yakalayamayan yürekleri,sevgiyi ve sevgisizliği kendime özgür çocuğa bile itiraf etmeye korktuğum kanayan yaramı yarım kalan türkümü söylüyorum.

İflah olmaz  bu acımla bir dörtlük düşünüyorum geceye kelimelerde

            Bingöl şehri olmasa

            Gökyüzü inmez kara hücreme

            Bingöl,ün gülüşü olmasa

            Duvarlar solumaz gözlerimde

            Bingöl,ün acısı olmazsa

            Ben adam olmam.

            Hücremdeki hüzün bulutları altında ,özgürlüğün resmini çizerken elimdeki mizrapla bağlamaya  vurdukça gülüm yaralı y,yaralı şarkımın çaldığı büyük bir yağmur bulutu yürüyor tüm benliğime..gözlerimi açıp öylece kalıyorum.

            Özgür çocuğun özünü arıyorum saatlerce bin gölün ağaçlı köyünün acılı sesiyle irkilip kendime geldiğimde iki yüreğin param parça olduğunu  fark ediyorum ama bunu kendime bile . itiraf edemiyorum.Bir dörtlük daha düşünüyorum geceyle kelimelere,

            Gelemeyecek tek bir  gün bile

            Birbirine benzeyen iki gece yok,

            Neden aynı olan iki dudak öpücüğü

            Nede gözlere bakan aynı acılar

            Ve bakışlar…

            Akşam geceye uzayan nemli gözlerimde o sıra bir türkü geliyor aklıma gülüm yaralı yaralı ama imkansız söyleyemiyorum çünkü kendime bile itiraf edemiyorum.Karanlık  zindan ,kanayan yaramdan hücremden  duvarlardan söz ediyorum.Bilmem anlatabiliyor muyum abi anlayan ilgili kişilere.beni kendi . olanlardan beni ezenlerden,umutlarımı çalan zalim muştan bahsediyorum…

            Ve hücremde ki amansız geceyle  birlikte.beni Bingöl şehrine düşman edenlere bir dörtlük düşünüyorum.

            Nasıl yorgunum karanlıkta

            Nasıl yalnızlıkla yiyor ve içiyorum

            Ve nasıl ölüyorum anlatıyorum.

            Gidin bakalım elinizde ışık surlar dışında kimi bulursanız

            Anlatın Bingöl,e ölen şirimi…

Anlatın Bingöl,e yeni mahalleden Kıbrıs mahallesine,adakli,dan genç,e kiği,dan karlı ovaya baştanbaşa bağırın nasıl yarım bıraktınız türkülerimi öylece anlatın.Öyle bir şey ki anlatılmaz Bingöl,ün içine girdiğimde Bingöl şehri dışımda kalıyor muştan Bingöl,e bakınca Bingöl şehri içime sığmıyor,74 gün sonra tahliye olacağım ama şimdi özgürlüğün hiç anlamı yok…ben özgürlüğe ve Bingöl,e gönül koydum.

            Bekliyorum şimdi . özgürlüğü ve Bingöl,ü gönlümü alsınlar diye.

            Eğer ki bir gün özgür olursam

            O gün adımı taşıyacağım.

ÖZGÜR ERDEMCİ

            www.djozan.com

Ekleyen: admin - 16.12.2009 - 151 Okuma - 6 Yorum
« Önceki Sonraki »
Bu Mektup Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
 

İsminiz
E-Mail
Yorum
 
.
Mahkum Özgür Erdemci
Pişmanlık
03/01/2010 Mektup
06/12/2009 Mektup
Mahkum 21/06/2008
Mektup 1
10/06/2008
Mektup 1
Tüm Mahkum Özgür Erdemci
 
 
Copyright © 2008 Djozan.Com Her Hakkı Saklıdır. Radyo 49 | Filiz Fm | Mektup Arşivi | Bize Ulaşın
1.2067 saniyede üretildi.
Dostlarımız:  Hosting - Domain - Alan Adı - Web Tasarım - Site