__Reşit ARTAN__
23/03/2011
MUŞADİYE
Sevgili ozan abi,
Uzunca bir aradan sonra tekrar siz ve değerli dinleyicilerinizle birlikte olmak ayrıca yalnızlık ve yoklukla bastırılmış özgürlük duygularımı sizin aracılığınızla yarenlere gönül dostlarına sevdiklerime iletiyor olmaktan duyduğum sevinci gerektiği gibi yaşamaktayım.
Bu cansız satırları o eşsiz muazzam duygulu sesinizle değerli dinleyicilerinize aktardığınız için size ve sizin nezdiniz de . filiz fm camiasına şükranlarımı sunarım.
Sevgili ozan abi sizinle beraber olamadığım süre içerisinde köprünün altından çok sular geçti.bazen yorgun bedenimle yaşamak direnmektir sözünden yola çıkarak taze ve canlı tutmaya çalıştığım umutlarım maalesef ki tükendiği oldu.bazen de umutsuz kaldığım günlerde her yeni doğan güneş gibi ışıl ışıl canlı umutlar yeşerdi yalnızlık ve yoklu dolu gönül bahçemde…
Bu arada cumartesi günkü o sürpriz buluşmadan ve seni tanımaktan büyük onur duyduğum ayrıca ayrıca sahnelediğiniz selim karakterinde süper başarılıydınız.Bu tür etkinliklere fırsat veren tüm gönül dostlarına teşekkür ederim.yaradan tüm faaliyetlerinizde sizleri muvaffak eylesin.
Gecen gece saat 02 sıralarında ders çalışırken radyo da geceyimi seversiniz gündüzümü diye bir soru yöneltildi.o anda kendimi soruya muhatap gördüm.üç metre kare dünyamda düşünmeye başladım ve bu düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim.Geceyi karanlıkla bir tutanlara şaşırdım daha öğrenecek yaşayacak ne çok şeyleri varmış meğer.ve ben bilirim bazen gündüz çok daha karanlık geceden.
Hayatımın her noktasında ancak gecenin koynuna çekildiğimde içimin ışıl ışıl olduğunu anladım.geceyi bilmeden yaşamadan içine çekmeden o gecenin hasret kokusunu anlayamazsın gecenin gizemini.
Bu satırları yazarken . zorlandığım anlarda oldu.çünkü Cahit Sıtkı,nın güneşe aşık çocuk şiirinde sözünü ettiği o cocuğa benziyorum hala bir yanımla…
Hani üç mevsim güneşi bekleyen cocuğa..kışları güneşi özleyen geceleri koynunda güneşle beraber uyuyan çocuğa…Ama sonra yine düşündüm de uzatacak ne var ki ben özünde geceydim hep mecnundum ben leylamı sorarsanız güzel gecem birde gecemin kadınıydı…gecede sevmiştim ben onu..geceyi de onda..en iyi gecede konuşur en derin sevdaları gecede yaşarım.gecede ağlarım.ahlarla keşkelerle dolu geçmişime.ne yapayım ben gecede adamıyım kafam gece çalışıyor duygularım gece kabariyor.
Televizyonda veya radyoda koca koca profesörler,pedagoglar.psikologlar öğrenme ve anlama için sabahın ilk saatlerinin eşsiz bir enerji ve verimlilik dolu olduğunu söyleseler de satırlarımın başında belirttiğim gibi gece 02 saati benim bu . özellikleri taşıdığım vakitler arasında olduğu için hiçbir şekilde aldırmadım onlara…
Ben hep gecenin zihnimde kurduğu derin akrabalık ve samimiyetten yana tavır aldım.
Esaretle özgürlüğün,baştan çıkartıcı ayrımının gücünü de geceler sayesinde öğrendim.topluma sorsanız gece korkunç ve uğursuzdur derler.halbuki gündüzlerimizi esir alan yaşam düzeninin o yasal ve meşru gasp darp,taciz düzeninin ne kadar uğursuz olduğunu görmüyorlar yada görmezden geliyorlar.oysa özgürlükle hoyrat ve acımasız olan gündüzdü.buna karşılık gece,şefkatlı sevgi dolu bir anneydi sıkıca sarıyor emziriyor büyütüyor ve öğretiyordu.
Ben memleketimin sokaklarını dağlarını gerillasının özgürlük sevdasını terk edilişinin feryadını en önemlisi insanlarını sevdim gecede yalın ayak çıplak yürek.
Şimdi gece bir yolculuk benim için kendimle baş başa kalmak gibi bir şey değil bu.kendimden dahi gitmek gibi bir şey ve en çokta bu yüzden seviyorum geceyi ve içindeki seni.gecemin kadını gecenin yaradan dan bir lutuf oluşunu ,alimlerin gece kayboluşlarını…
Duanın istemek değil,dinlemek olduğunu anlıyorum artık gecede.
Ben geceyim,
Gecede ben.
Öylece yaşayıp gidiyoruz ben ,gece,gecemin kadını .
Sevgili ozan abi gecenin karanlığı ve sessizliği yerini yavaş yavaş gerisi bir gökyüzüne ardından uzaklardan gelen araç gürültüsüne teslim etmek üzere buda demek oluyor ki satırların sonu geldi.
Bu mektubumda sizden geceyle ilgili olmasa da geceme ayrı bir ahenk ve anlam katan Ahmet kayanın kum gibi şarkısını istiyorum.mektubumun akabinde çalarsanız sevinirim.bu şarkıyı can dostum özgür çocuğa ayrıca buradan selam söylüyorum.eşref Karadağ ve ailesine Hamdullah tekin kardeşime.can kardeşim ali gürbüz,e komşularım Mehmet tekin kardeşime.can kardeşim ali gürbüze komşularım Mehmet elamışa tacettin,erkan,abdurrahim,Nihat,Sinan,özellikle de bacım acıların kızına armağan ediyorum.ozan abi kısaca 1.nci koğuştan 58.ci koğuşa kadar cezasını hakkıyla yatan tüm kader yoldaşlarıma armağan olsun.adını unutupta yazamadığım çok arkadaş var hepsinin koca yüreğine sağınıyorum.bu arna da sadece eşim ve arkadaşları için gülaydan takvimlerden haberin yokmu şarkısını çalar ve armağan ederseniz sevinirim.
Esaret dolu bir garip yerde satırlarımı bitirirken içerdeki direnen tüm kader yoldaşlarım için gecenin serin rüzgarına bir selam emanet ettim..belki koğuşun açık bir penceresinden belki de kapı mazgalından onlara ulaşır diye.
Bir garip yerden
Reşit ARTAN
Ya Umutlar Tükenirse
www.djozan.com