_HAMDULLAH TEKİN__
24/01/2011
E.K.C.E.MUŞ
ESSELAMÜNALEYKÜM,
Alnına ölüm mührü yemiş dirilerin kabrinden bir annenin çocuğuna olan sevgisi derinde bir merhaba.
Boynu bükük hasretler,yenik solgun içli ve duygun hasretler,özgürlük günlerinin hasreti,zincirlenmiş özgürlüğün hasreti,hasret.kırmızı güllerin hasreti,aşkların göğsünde bir öpücük gibi duran kırmızı güllerin.bir gözyaşı gibi sevilip sayılan ölülerin mezarına dökülen güllerin,evet bir aşık sözü gibi,kutsal bir yemin gibi gönül mahsenlerin de bekletilen kırmızı güllerin,yalnızlığın boşluğunda beliren özgürlük ve kırmızı gül hasreti.beni alıp sana getirdi.nasılsın saygı değer abim inşallah sağlık ve sıhhattesin.bizleri sorarsan hamd olsun bizde iyi ve sağlıyız.Ozan abi uzun süre sonra seninle olmanın mutluluğunu yaşamaktayım.bu yazıtımda benim gibi yatan tüm mahkum bedenlere azda olsa sitemkar bir makale yazma gereği duydum.çünkü biz mahkumlar hiçbir zaman birlik ve dirlik içerisinde olamadık.Ne kadar faydalı olur bilmem zira olmasını Allah,tın diliyorum.
Yalnızız.vucutlarımız ruhsuz gövdeler gibi sallanıyor ortalıkta…doludizgin akan bir nehir sularına neden siz düşüvermiş,solgun yapraklar gibi taşıyor hayat bizi.karanlık bir mechule doğru akıyoruz.nehir sonu ya dingin bir deniz , ya cehennemi bir çağlayan bilemiyoruz.biçare sürükleniyoruz.nehir başka kollara yaşam şansı vermeksizin,tek koldan ilerliyor,gururlu ve kalleş,coşkun ve . mağrur akıyor.ve çağlıyor yalnızlığımızdan cesaretlenerek ,kah sel olup tufan esiyor kah yeşerip çiçekler acıyor.etrafta nehre direnenler nehirler barışanlar,nehirden geçinenler ve kıyıdan sessizce nehri izleyenler var.ihanet ,ibadet ,ticaret ,sukunet kol geziyor nehirde.ama cesaret hiç göstermiyor yüzünü.nehir akıyor.oysa nehrin derinliklerine gömdük.kimi iddia sahiplerini kimileri su başında devleşme savaşında . şimdi.nehir öfkesinden çıkar sağlamak isteyenler sular köpürdükçe keyiflenip,el avuşturuyorlar.kan kırmızı akıyor kimi zaman sular.ve biz zorlu bir sonbahardan kalma bölük pörçük yapraklar gibi kargaşasındayız.nehrin,yılgın ,yorgun ve yalnızız.cehennemi bir çağlayanın sesini duya duya kadermiş gibi ararken mechul finale doğru birbirimizi boğmaya çalışıyoruz öte yandan.günahlarımızda ağırlaşıyor bedenlerimiz ile beraber ,batıyoruz.kimi ibadette,kimi ticarette arıyor çıkışı.ihanet bol esaret kesin,felaket gelirken adı bile geçmiyor cesaretin.dostların sesini boğdu nehir.peşinden yürüyecek lider,altını imzalayacak ferman,uğruna savaşacak dava arayışında bitap düşenler yatıyor bu nehir yatağında.ana gövdeden kopmuş solgun yapraklar kadar kimsesiz ve yalnızlar.bin slogana tutunup akıyorlar.lakin nehir öyle hırçın,öyle coşkun çağlıyor ki ötede beri de boğulanları dalgalarda kaybolanları davetkar . sloganları duymaz görmez,haldeyiz.tek tük kıyıya tutunmayı başaranlar,az önce içinde yaşam savaşı verdikleri nehri hayran hayran izliyorlar karada ,kara güvenli.kara sakin ve karadan bir başka duyuluyor sesi nehrin subaşlarını tutmuş görevliler,nehre övgüler diziyorlar.sadakat ın gürültüsü,ihanetin sukutuyla el ele sürüklenen yapraklar,çağlayana doğru iteleye dursun bir birini kıyıdakiler zevkle izliyorlar.solgun yaprakların ölüm dansını.ve biz nehir suyuna yazıları yazmaya çalışıyoruz.Nehrin sonunun dingin bir deniz olduğunu anlatan.Lakin uçup gidiyor mürekkebin mavisi.nehrin öfkesinden nehir eziyor yüreklerimizi kelepçeliyor bileklerimizi,hayat dolu dizgin akan bir nehir üzerine gelişi güzel savrulmuş solgun yapraklar gibi taşıyor bizi mechul bir finale doğru ne bu gidişe uyabiliyor ,nede yönünü değiştirebiliyoruz.Vucutlarımız ruhsuz gövdeler gibi salınıyor ortalık ta sürüklenip gidiyoruz.dilimizde nehir şarkılarıyla dingin bir denizi özleyerek cehennemi bir çağlayana hizla akıyoruz.ağzına yüreğine sağlık saygılarımla.DERDO.
Ozan abi istek parçam Enver yılmaz anlamadım bu parça müşadiye bölümünde bulunan reşit artan,Nihat çelik,5.ci koğuşta bulunan murat kaya,tüm arkadaşlarına.44.te bulunan tüm ağabeylere ve bizim koğuşta bulunan Süleyman sevim,e gelsin.teşekkürler.