Bir aşkla sevmişim seni Bir bebeğin mink parmak uçlarında Al yanaklı heyacan... Hasret gecelerinin Yutulmuş mavi bilye eksikliği Çaresizliğime vuran... Kıyılarında gezmelerimin Ayakkabıma verdiği yeni numara kadar Koşmuşluğumdan yorgunluğum hatıran... Kızmaların Elma şekeri eriyişinde ,yalın Penceresi elle tutulur ,bulutlar kadar yakın SEN KADAR UZAK... Yankısız ,duvarsızmış meğer sevmelerim... Her büyümek sabırsızlığı Son durakta Kum saatini tersine çevirmek istemekmiş seslenmelerim... Gönül Rahlemde okumak yazmaktan bıkmadığım HEP VİRGÜL KOKAN ALFABEMSİN... Gökyüzünü siyaha boyarken geçen zaman KORKULARLA YÜZLEŞMEMİN EN TATSIZ YANI Biriken ama çoğalmakla yalnızlaştıran sorular... Çengelli bir hüzün Kimine göre başlangıç Bana göre kuşkulu bitim... Oysa Kocaman sevmişim seni Uçsuz bucaksız ,mavi gökyüzü kadar Yüreğimi yüreğine verip Uçurtma gibi sonsuzluğuna uçarak Uğrunda öleceğim özgürlüğümü bir Makara ucunda unutacak kadar... Tüm Yarınları yükledinde sinene Gittin bilinmeyen meçhule Uçurum uçurum düştünde yar gözbebeğimde Gizlerinde sızım kaldı... Bulutlara yüklenen özlemin Beden ruh arası boşluğundan sesleniyorum sana SAHİ AŞK NEYDİ... Göz çukuru sabahım... Virgül Kadar sabırmı.. Yoksa nokta kadar kahırmı... Şimdi çocuksu bir düşle bekliyorum cevabını SAHİ AŞK NEYDİ... YÜREĞİMDE HEP CAM KIRIKLARI...