__ÇİRKİN__
20/11/2011
E.K.C.EVİ
Sevgili can dostum ozan,öncelikle size ve dinleyicilerinize yürekten selam ederim.Yazmak güçlü bir kalem gerektirir.Edebi yönünüzün fazlasıyla olduğunun kanısındayım.Bu nedenle daha dikkatli ve geniş lügat kullanmaktansa yüreğin kitabından olsun istedim.Her bir satırım için surç-u lisan edersem sizin ve değerli dinleyicilerinizin koca yüreğine sığınıyorum.Çünkü , siz her mektupta ayrı bir özen gösteriyor o denli yorumluyorsunuz.Bu özen ve yorumlarınızdan dolayı size ve radyo 49 çalışanlarına teşekkür ediyorum.Yılın ilk karı şu anda semadan yer yüzüne süzülerek akmakta…
Bu arada can dostum bir soru sana ve dinleyicilerine sormamda umarım bir sakınca yoktur.kar ve yağmurun bu denli duygusal bir geçişe neden olmasının anlamını ben daha çözmüş değilim ya siz ?...Bu karlı gecenin yaşattığı duygusallıkla yazdığım satırlara geçmeden evvel bu haftaki istek şarkımı Kamuran akkor,dan gülüm parçasını istiyorum yok bulamadım derseniz Selçuk,tan ayrılğın adını kader koyalım.olur Ahmet kılıç,ibrahim çoban,ali gürbüz,erkan Gencer,reşit artan abime fesih,Fırat,Mehmet elalmış,a armağan ediyorum.
Ey sevgili
Seninle yalnız kalabilmek için
Yastığımla uykularımı baş başa bıraktım
Bu da yetmedi kendimi bir hücreye kapattım
Şimdi burada yalnız sen varsın
Ve ben senin adını yalnızlığım koydum.
Geceyi dinliyorum
Karanlık gecenin sessizliğinde çığlık var
Tekedilişin hıçkırık sesleri ve bir elvedanın burukluğu var
Gece karanlığında kaybolduğum
Umutlarımın içinde yok olduğum bir andır
Gecede yalnızlığın ve kar tanelerinin dostluğu var
Ve gecenin karanlığında seni görmek
Sessizliğinin sesinde seni duymak
Ne güzel sevgili…
Cumartesinin dünündeyim ,cumanın gecesinde
Kar yağıyor tüm dünyanın renk ahengine inat etmişcesine
Her tarafı . beyaza boyuyor.
Ben hiç dokunamıyorum bu asi beyaza sevgili
Benim için dokunur musun ?.
Hep seyrettim delik delik penceremden
Ne mektuplar yazdım ne kasideler okudum
Bir türlü ulaşamadığım asi beyaza…
Yağıyor işte usul usul ve sessizçce
Her biten sevdanın arkasından dökülen asil gözyaşı gibi sessiz
Anlamsız bir gidişin yarattığı karlar içindeki bir aksaç gibi yorgun
Zamansız bir sevdanın ayrılık şarkısı gibi hüzünlü ama inadına lapa
Yağmur uzanamayacağım karanlığın sonsuzluğuna
Şimdi sen geliyorsun aklıma ve ben bir kartanesi olmak istiyorum
Sana yağmak isterdim bu gece
O açık kestane saçlarında erimek.
Teninin sıcaklığında buhar olmak isterdim.
Sana sarılmak isterdim soğuk ama tutkuyla.
Sana yağmak
Tukkunun zirvesinde olmak gibi bir şey
Sana yağmak,
Karanfil bahçesinde bir papatya olmak
Sana yağmak yıldızların arasında şakıyan ay olmak
Sana yağmak dört kitaba inanmak demek
Sana yağmak ayrıcalıklı sevgili…
Bir kar tanesi olmak ve sana yağmak ne güzel ey . sevgili..
Tutki sana aşığım sevgili tutki en karanlık gecemde yalnızlığımsın
Umudumsun
Tutki bir kitapsın gecenin başladığı
Karanlığın durduğu yerde okudum.
Tutku karakışımın baharı,gelecek yazın umudu.
Ben sana böyle . tutkuluyken bana hazanı yaşatma sevgili…
İçim titriyor kahve gözlerin canlanırken gözlerimde
Özlemin içimde bir kor gibi dalarken senli hayallere
Hasretin dalga dalga göz kapaklarıma inerken
Yine ben seni arıyorum
Bir kar tanesinde üç metre karelik hücremde
Varlığının huzuru var içimde.
Ve ben yine seni arıyorum duvarlara
Mazgallara aldırmaksızın.
Kar yağıyor pencereme ve ben yine sensiz seyrediyorum
Karın yağışını
Sanma ki unuttum
İçimdeki sana özelleri
Sen tüm ömrüme sığmazsın
Bırak gücümün yettiğince seveyim sevgili
En derin sevilerimle
ÇİRKİN
www.djozan.com